Home Haberler İnsan Hakları Aktivizmi
Haberler - Slider - 29 Şubat 2020

İnsan Hakları Aktivizmi

Diyarbakır İnsan Hakları Okulunun 2. haftasında, ikinci dersi HDP Kocaeli Milletvekili ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu verdi. “Türkiye’de İfade Özgürlüğü ve Gösteri Hakkının Durumu” konulu dersinde konuşan Gergerlioğlu insan hakları savunuculuğunun önemini vurguladı.

Gergerlioğlu “Toplumda insan hakları savunucusuna çok ihtiyaç var, Türkiye’de, Dünya’ da ve her yerde. Çünkü siyasi bir pozisyonunuz olabilir, dini bir pozisyonunuz olabilir ama insan hakları savunuculuğu kolay bir iş değildir. Evrenselliğine inanmamız lazım, evrensel bir bakış açısıyla yaklaşmamız lazım. Diyarbakır gibi bir yerde, Kürt Meselesinin en yoğun tartışıldığı yerde insan hakları savunucularının çok olması lazım. Şu ana kadar birtakım gayretlerde bulunuldu ama bu gayretler insan hakları savunucularını aslında çok fazla arttırmıyor. Neden? Çünkü sıkıntılar, baskılar vs…” diyerek görüşlerini belirtti.

İfade özgürlüğü konusunda da düşüncelerini dile getiren Gergerlioğlu, “İnsanoğlunun en önemli özgürlüğü düşünmesi ve bunu ifade etmesidir. İnsan olmamızın göstergesi budur. Düşüncemizi ifade etmemiz ve böyle bir ifade ile yeni bir dünya kurabilmemizdir. İfade özgürlüğü alanında tabii ki devletler birey ile sürekli karşı karşıya gelmiş ve geliyor. Bunu önlemek için de işte anayasalar var. Anayasa devlet için değil millet için var, halk için var, insan için var. Sonuçta anayasalar güçlü devlet aygıtına karşı insanı koruyan toplumsal sözleşmelerdir. Anayasalarda insanı koruyan, farklı dini ve etnik kesimleri koruyan yönleri bizim daha güçlü bir şekilde dile getirmemiz lazım. Malum bizim anayasamızda da madde 34 de “tüm vatandaşların önceden izin almaksızın toplantı ve gösteri yürüyüşü yapabilme haklarının” olduğunu söyler ama bu genellikle 2911 sayılı “toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunuyla” sınırlanmaya çalışılır. Anayasal bir özgürlük yasayla kısıtlanmaya çalışılır ve sahada insan hakları savunucuları sürekli bu konuda bir sıkıntı içindedir. Muhalefet istemezler ve kanunlara uymanız gerektiğini söylerler. Sonuçta insanın temel özgürlüklerinin öne çıkması gereken bir yerde bizlerin anayasaya vurgu yapması gerekir. Anayasa madde 34’dü sürekli hatırlatmamız gerekir çünkü gerçek anlamda demokratik bir hukuk devletinde olması gereken, farklılıklar ile beraber insanların görüşlerini özgürce ifade edebilmesi ve bundan dolayı dışlanmamasıdır.” dedi.

Gergerlioğlu ayrıca, “İnsan hakları aktivisti, savunucusu olacaksınız şunu ayırt etmek lazım arkadaşlar. Bir dinden olmak ile o dinden olmayanın hakkını savunmayı aynı yerde buluşturabilmelisiniz. İnsan hakları anlayışı bu demektir diye düşünüyorum. Bunlar tabii hassas noktalar yani Müslüman ve Hristiyan’ın veyahut dindar ile ateistin karşılaştığı anlardaki hassas noktalar. Hani “ben senden değilim ama senin haklarını savunmak durumunda mıyım?” sorusu ile ilgili hususlar.Bu anlamda insan hakları aktivizmi çok  önemlidir. Tabii ki insan hakları savunuculuğu zor bir iştir, netameli bir iştir, riskli bir iştir, insanın başının sıkıntıya sokabilen bir iştir ama insanı sonuçta mutlu eden, huzurlu eden ve haklı olduğunu kendisine söyleten bir iştir.” diyerek dersini bitirdi.