Home Haberler Çocukluk ve Çocuk Edebiyatı
Haberler - Slider - 23 Kasım 2019

Çocukluk ve Çocuk Edebiyatı

HAK İnisiyatifi Derneği Diyarbakır Temsilciliği olarak düzenlediğimiz İnsan Hakları Okulu 2019 Kış dönemi başladı. “Eğitim Sistemi ve Çocuk Hakları” temalı okulumuzun açılış konuşmasını Diyarbakır Temsilcimiz Reha Ruhavioğlu yaptı. Eğitim sisteminin çocukların haklarını ihlal eden çok fazla uygulama içerdiğini söyleyen Ruhavioğlu, öğretmen ve öğretmen adayları başta olmak üzere çocuk alanında çalışan herkesin belirli bir hak bilincinde olmasının gerekliliğini vurguladı.

“İnsan Haklarını Korumakla Yükümlü Olan Da En Çok Hak İhlali Yapan Da Devlettir”

İnsan Hakları Okulu’nun ilk oturumunu “Çocuğun İnsan Hakları ve Uluslararası Mekanizmalarda Çocuk” başlığıyla Yönetim Kurulu Üyemiz Dr. Oktay Tatlıcıoğlu gerçekleştirdi. Çocuk ve çocukluk tanımlarının tartışıldığı derste Tatlıcıoğlu, insan haklarının temel özelliklerinden olan evrensellik ve yasal korunurluktan söz ederek, insan haklarını korumanın devletin birincil görevi olduğunun altını çizdi.

Ayrıca Tatlıcıoğlu, devletin pozitif ve negatif sorumluluklarının bulunduğunu, devletin hem insan haklarını korumakla yükümlü olduğunu hem de devletin insan haklarını ihlal eden tek kurum olduğunu sözlerine ekledi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin çocukların, yaşama, korunma, gelişme ve katılım haklarını güvence altına aldığını ifade eden Tatlıcıoğlu, Türkiye’nin sözleşmede taraf olduğunu ve bu sözleşmenin 17. 29. ve 30. maddelerine çekince/şerh koyduğunu da belirtti.

Bunların dışında Tatlıcıoğlu “İnsan olmanız sizin insan haklarına sahip olmanız için yetiyor. Fakat tercih özgürlüğünüzün siyasi otorite tarafından tanınması gerekiyor. Hemen bir çıkarsama yaparsak siyasi otoriteye ihtiyacımız var. Çünkü insan hakları teorik ve tarihsel olarak otoriteye karşı edinilmiş haklardan toplanmış bir birikim aslında. İnsan hakları insanın insanla olan ilişkisine bakmaz, devlet yahut otorite ile birey arasındaki ilişkiyi düzenler” dedi.

Sözleşmelerin taraf olan ülkeleri bağlayıcı bir niteliğinin olduğunu vurgulayan Tatlıcıoğlu, 1989 yılında Çocuk Haklarına Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin taraf ülkelerce imzalandığını söyledi. Tatlıcıoğlu, “Sözleşmenin 54 tane maddesi vardır, Türkiye 1995 yılında imzaladığı bu sözleşmenin üç maddesine, 17. 19. ve 30. maddelerine çekince koymuştur. Ayrıca Çocuk Hakları Sözleşmesinde herkes 18 yaşına kadar çocuk sayılmıştır ve çocuk ile ilgili her işlemde çocuğun yüksek yararı göz önünde bulundurulmuştur, çocuk herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmaksızın eşit olarak doğuştan haklara sahiptir” dedi.

“Çocuk Edebiyatı, Çocuğun Gözüyle Dünyayı Anlamadır”

Eğitim Sistemi ve Çocuk Hakları temasıyla düzenlediğimiz Diyarbakır İnsan Hakları Okulumuzun ikinci oturumunda çocuk kitapları yazarı Halenur Çalışan “Bir Hak Olarak Nitelikli Çocuk Edebiyatı” başlıklı atölyeyi gerçekleştirdi.

Çalışan, atölyede çocuk edebiyatı alanındaki önemli eserleri katılımcılarla birlikte yorumladı. Atölye kapsamında Pezzettino’dan Yayazula’ya, Usta ile Ayı’dan Pippi Uzun Çorap’a kadar birçok çocuk edebiyatı eseri ele alındı. Çocuk edebiyatının, çocuğun gözüyle dünyayı anlama olduğunu vurgulayan yazar Çalışan “Çocuğun büyüme serüveni bile başlı başına bir başarıdır” dedi.

Çocuk edebiyatının en büyük katkısının yetişkinlere olduğunun altını çizen Çalışan, bu alandaki eserlerin herkes tarafından okunması gerektiğini belirtti. Çalışan ayrıca çocuk edebiyatının, çocuğun gözünden dünyanın nasıl göründüğünü göstermesi açısından önemli olduğunu da sözlerine ekledi.